Bir buçuk sadık insan


0

Ülkesine egemen, adil ve halkı tarafından sevildiğini bilen bir sultan varmış…

Bir gün vezirleri ona bir şeyhten bahsetmiş. Ülkenin en ırak köşelerinden birinde yaşayan bu şeyhin çok güçlendiğini, sadık mürit sayısının yüz binleri bulmaya başladığını anlatmışlar.

Sultan bundan rahatsız olmuş, şeyhi getirtmiş ve karşısına almış 🙂

”Anlatılanlar doğru mudur? Senin için ölmeye hazır, bir işaretinle ölüme gidecek yüz binlerce müridin var  mı?”

”Hayır” diye cevap vermiş şeyh, ”Müritlerimin sayısı sadece bir buçuktur…”

Sultan sinirlenmiş: ”Ne diyorsun sen? Herkes anlatıyor, istersen yüz binlerce kişiyi ayaklandırabilir, ülkeyi ele geçirebilirmişsin. Sen ise sadece bir buçuk adamım var diyorsun. Görelim bakalım kaç adamın varmış. Hemen haber sal, bütün adamların yarın sabah büyük çayırda toplansın!”

Haber herkese ulaştırılmış…

Sultan, çayırın kenarında biraz yüksekçe bir yere bir çadır kurdurmuş ve geceden, kimse görmeden içine birkaç koyunla iki adamını yerleştirmiş 🙂

Sabah erkenden, şeyhin on binlerce müridi çayırda toplanmış.

Sultan, ”Bak” demiş şeyhe, ”Sadece bir buçuk sadık insanım var diyorsun ama on binlerce müridin, ne olacağını bilmediği halde buraya toplandı”.

”Şeyh ısrar etmiş: ”Yanılıyorsun, benim sadık müridim bir tanedir. De ki onlara, beni suçlu buldun ve kafamı keseceksin. Eğer biri kendini benim yerime feda etmeye hazırsa, beni affedeceğini söyle…”

Sultan Şeyhin dediğini yapmış. Tam sözünü bitirmiş ki şeyhin bir müridi öne çıkmış, sultana seslenmiş: ”O benim efendimdir, öğretmenimdir.  Ben her şeyi ondan öğrendim, onun için hayatımı vermeye hazırım”.

Sultan müridi çadıra sokmuş, içeride bekleyen adamlarına işaret etmiş. Hemen bir koyunun boğazını kesmişler ve çadırın eteklerinden kan akıtmışlar…

Sultan tekrar şaşkın duran müritlere seslenmiş:” Bir hayat vermek yetmez. Kendisini şeyhi için feda edecek bir kişi daha var mı?”

Kalabalıkta birkaç dakika sessizlik olmuş, sonra aralarından bir kadın ilerleyip sultanın önüne gelmiş ve ölmeye hazır olduğunu söylemiş.

Sultan kadını da çadıra sokmuş ve bir koyun daha kesilip, çadırın eteklerinden kanı akıtılmış.

Bir süre sonra kalabalık sessizce dağılmaya başlamış. Bir kaç dakika sonra ise çayırda sultan ile şeyhten başka kimse kalmamış.

Şeyh sultana dönmüş, ”Gördün işte. Sadece bir buçuk insanım var…” demiş.

Sultan sormuş:”Adam tam sadık da yarım sadık olan kadın mı?”

”Tam tersine” demiş şeyh, ”Adam başına ne geleceğini düşünmeden, bilmeden ortaya atıldı, yarım sadık olan o. Ama kadın çadırın eteğinden akan kanı gördü, boğazlanacağını bile bile geldi…” diye cevap vermiş 🙂 🙂 🙂

 


Like it? Share with your friends!

0
Meliha Doğu

0 Comments

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir