Nefret


Hayatını, birilerinden nefret ederek geçirdi 🙁

Herhangi bir bakış veya bir söz nefretine konu olabilirdi…

Etrafındaki insanların söylediklerinin ve yaptıklarının çetelesini tutar gibi hafızasına kaydederdi.

Uygun bir zamanı bulunca da ” Sen zaten şöyle yapmıştın, böyle demiştin…” diyerek, nefretini kusma seremonisine başlardı.

Kendini bazen o seremoniye öyle kaptırırdı ki, nerede olduğunu ve nasıl göründüğünü umursamadan, kendini yırtarcasına ve bundan zevk alırcasına bağırdıkça bağırıyordu…

Ağzından çıkan kelimelerin dönüp dolaşıp, ok gibi kendisine saplanabileceğini hesaba katmayarak, içinde ısıtıp ısıtıp kaynattığı nefreti ruhunu zehirledikçe zehirledi 🙁

Üzgün olmaya ve gözü karardığında her şeyi yapmaya hakkı olduğu için de anlayış bekliyordu üstelik 🙂

O bir kurbandı ve yıllardır katlandıklarının acısını çıkarmalıydı…

Oysa kendi yarattığı ve kendi kendini hapsettiği nefreti içinde debelenip durduğunu görebilseydi, ipin ucunu kaçırmaktan kurtulurdu.

Ama insan bir kere ipin ucunu bile bile kaçırdı mı, asla her şeyin sadece bir damla sevgiyle çözülebileceğini ve güzelleşebileceğini öğrenemez 🙁 🙁 🙁

 

You may also like

0 Yorum Mevcut

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 × 3 =

More From: Deneme

DON'T MISS