web analytics

Teslimiyet


0

Benim süper bir empati yeteneğim vardır…

Duyduğum, okuduğum ve seyrettiğim her hikayenin içine anında girer, anlamak için yaşar ve daha sonra düşünmek için bir sürü malzemeyle çıkarım…

Bazı hikayelerin etkisinde uzun süre kalırım, bazılarını da hemen unuturum. Bazılarını da daha sonra yazmak için, beynimin bir köşesine biriktiririm 🙂

Ama 2010 yılında çekilmiş ”Teslimiyet” filmini seyrederken empati yeteneğim bana ihanet etti 🙁

Kim bilir, belki de filmde anlatılan gerçekleri kabul etmek istemediği için devreye girmedi 🙁

O kadar çok çaresizlik ve umutsuzluk var ki filmde 🙁 Mutluluğun varlığına bile inanmaktan vazgeçebilecek kadar hem de 🙁

Yönetmen Emre Yılgın hepimizin görmezden geldiği, kabul etmemek için tepindiği bir gerçeği önümüze fırlatmak, gözümüzün içine sokmak istercesine bir film çekmiş…

Hikaye çok güzel anlatılmış! Oyuncular da travestilerin yaşadığı bütün sorunları, engelleri ve zorlukları algılamamız için ellerinden geleni yapmışlar.

Onun da ötesinde homofobinin bizi hiç bir yere götüremeyeceğini haykırmışlar adeta 🙁

Gelelim bu filmde benim empati kuramama meselesine…

Onların o teslim olma, teslim olmak zorunda bırakılma hallerini algılamak, kabul etmek ve anlamak istemediğim içindi galiba 🙁

Elbetteki herkes bir şekilde bir şeylere veya birilerine teslim oluyor, veya teslim olmak zorunda kalıyor 🙁

Hele hele kadınlar…

Bir kadın olarak ben de istemediğim halde, adı sevgi bile olsa teslim olmak zorunda kalmışımdır.

Teslim olurken de, bazı şeylerden de vazgeçmişimdir 🙁

Ama travestilerin teslimiyeti çok başka…

Daha ağır… Daha acıtıcı… Daha sarsıcı…

Biz kadınlar da hak etmediğimiz şeyler yaşamak zorunda kalıyoruz ve sadece kadın olduğumuz için bazı şeylerden mahrum bırakılıyoruz 🙁

Ama travestiler yok sayılıyor. İşte en kötüsü bu: Yok sayılmak 🙁

Yaşıyorsun… Sevmek, sevilmek, mutlu olmak ve normal bir hayat yaşamak istiyorsun sadece.

Ama öyle bir şansın yok… Çünkü yok sayılıyorsun…

Film bizi aslında kendimize şu soruyu sormamıza davet ediyor : Var olan bir gerçeği yok saymak bizi nereye kadar götürür? 🙁 🙁 🙁

Bu filmi seyrederek, onları anlamaya başlamak için ilk adımı atabiliriz…

 

 


Bu Yazıyı Beğendiniz Mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

0 Yorum Mevcut

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

16 − nine =