Uyanmak


0

Hayat beni ağlattı. Ama sen daha çok ağlattın…

Söylediklerin, yaptıkların canımı çok acıttı.

Sen yaptıklarını ve söylediklerini çabuk unuttun, ama ben unutamadım.

Düşündüm durdum… Ağladıkça ağladım…

Ben ağlarken sen rahat rahat uyudun. Ne yüreğimin sesini duydun. Ne şişen

gözlerimi, yüzümü görebildin.

Neden böyle davrandığını anlamaya çalıştım. Hatalarımı aradım durdum…

Tehditler savurmanı, yalvarmalarımı yanlış anlamanı ne yapsam engelleyemedim.

Sözlerime dikkat edceğime ve davranışlarımı kontrol edeceğime kendime söz verdim durdum.

Başarmak için elimden geleni de yaptım.

Sustum olmadı… Görmezlikten geldim olmadı…Her şey denedim olmadı…

Sonuç değişmedi. Sen beni yine ağlattın. Tehdit ettin ve korkuttun…

”..Dayanamıyorum. Kötüyüm. Nefes alamıyorum..” dediğimde daha çok üstüme geldin.

Senden sevgi, ilgi dilendiğimde, diz çöküp yalvardığımda bile bağırıp, ağlattın.

Beni görmedin, duymadın ve anlamak için uğraşmadın.

Sonra bir gün ben kendimi kaybettim…

Senin yaptıklarını, yapabileceklerini, söylediklerini ve söyleyebileceklerini düşünmekten yorulan bedenim ve beynim isyan etti.

Ben bayıldığımda, sana numara yaptığımı düşünerek benimle ilgilenmedin. Öylece bırakıp gittin.

Yattın ve uyudun. Rahat rahat uyudun…

Ben kendimi toparlamaya çalıştım, ama yerimden kıpırdayamadım. Vücudumu kontrol edemiyordum. Sen gelene kadar ağladım durdum…

Sonra kendimi hastanede buldum.

Beynimde tümör olduğunu ve kanamaya başladığı için felç geçirdiğimi anlatıyorlardı doktorlar sana.

Bir sürü tahlil yapıldı ve sonuç pek iç açıcı değildi: Kanserdim…

Yaşama şansım çok azdı, çünkü kanser bütün vücuduma yayılmaya başlamıştı.

Çıkan sonuca sen benden daha çok üzüldün.

Ağladın. Kendini suçladın. Beni iyileştirmeleri için doktorlara yalvardın…

Bense sevindim.

Bu hayattan, senden kurtulacağım için rahatladım ve derin bir uykuya daldım.

Beyin ameliyatından sonra bile uyanmamak için elimden geleni yaptım.

Konuşulan her şeyi duymama, anlamama ve uyanık olmama rağmen gözlerimi açmadım.

Bedenim iyileşmek ve yaşamak için direnirken, beynim buna karşı çıkıyordu…

Öyle mutluydum ki sessiz ve huzurlu dünyamda. Sonsuza kadar sürmesini istiyordum…

İki ay kadar koma halinde uyur gibi yaptım.

Sen günlerce gelip, başımda bekledin. Elimi tutup, benimle konuştun. Yaptıkların için özür diledin… Direnmem için, seni yalnız bırakmam için yalvardın durdun. Ağladıkça ağladın…

Sen ağlıyorsun diye hiç üzülmedim… Allah biliyor ya ben da sana inanmadım.

Öyle çok şey kırılmıştı ki tamiri mümkün değildi…

Hayat ve sen beni öyle yordunuz ki, yaşamak için sebebim kalmamıştı.

Bunu sen de anladın herhalde ki, hastaneye gelmekten vazgeçtin.

Üzülmedim… Artık senin varlığın değil, yokluğun beni mutlu ediyordu.

Zaten yaşamaya niyetim yoktu. Son günlerimi sensiz geçirerek, huzurlu bir şekilde ölmek istiyordum sadece.

Ben ölmeye hazırlanırken, senin başka planlar yaptığını öğrendim.

Annemle kardeşimin konuşmalarını dinlerkeni senin hayatında başka bir kadın olduğunu öğrendim.

Ne de olsa komadaydım… Onlar da rahar rahat ağlayarak, derleşiyorlardı.

”..Benim yavrumu ne hale getirdi?!. Vicdansız. Daha karısı mezara girmeden evine başka bir kadın aldı bile..” diyordu annem.

Bir süre konuşmalarını dinledim ve düşündüm…

Hayatımı… Seni… Yaşadıklarımızı… Senin yüzünden hayata küsüp, ölüme yatma sürecini düşündüm ve sebeplerini sorguladım.

Ben seni ölesiye severken, sen umursamadın. Canımı acıttın ve ağlattın…

Ben ağlarken sen yatıp, rahat rahat uyudun.

Sen ağlarken ise ben uyuyor numarası yaptım. Senden kurtulabilmek için ölüme bie yattım…

”..Beni yalnız bırakma!.. Sensiz yaşayamam!..” diye ağlayıp yalvardıktan 15 gün sonra başkasıyla birlikte olmaya başladın.

Aslında sen beni hiçbir zaman sevmemiştin.

Yıllarca ben kendi kendimi kandırmış ve uyutmuştum. Hiç yaşamadan, ölmeye yatmıştım…

Ölüme beş kala bunu anladım ve uyanmaya karar verdim.

Ben de kendime yini bir sevgili buldum: KANSER

Bundan sonra korkmadan, ağlamadan ve gülümseyerek onunla flört ederek yaşayacağım!..

Sana inat iyileşip, mutlu olacağım!..


Like it? Share with your friends!

0
Meliha Doğu

0 Comments

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir