web analytics

Yayın yasakları ??


0

Bu günlerde sokaklara çıkıp, avazım çıktığı kadar, “Yeteeeer” diye bağırasım geliyor…

Öyle sıkıldım, öyle bunaldım ki ??

Gözüm karararmasına kararıyor, ama sonra da karanlık bir kuyuya bağırmak beni başka karanlık bir kuyuya götüreceğini düşünüyorum ve vazgeçiyorum ?

Bunun adı korkmaktır…

Evet, itiraf ediyorum ben gazetecilik mezunu olmama rağmen, korktuğum için gazetecilik yapmadım ☹

Korktuğum için de utanmıyorum. Korkmak günah değildir ?

Mesleğini severek yapmak adına, sadece yazdıklarından dolayı karanlığa hapsedilmek günahtır bana göre.

Benim gazetecilik hevesimi, mezun olmak üzereyken yazdığım ilk haber ve ilk röportajımla kaybettim…

Kanserle ilgili yazdığım haber hocam tarafından kesilip, biçilip, değiştirildiğinde ve Aziz Nesin’le yaptığım röportajım doğru dürüst okunmadan, tozlu raflara kaldırıldığında, başlamadın bitti benim hevesim ☹

Ama biliyorum ki ben, gerçekten gazetecilik yapmış olsaydım her halde hapishane müdavimi olurdum.

O yüzden bazen, hele hele ki bugünlerde gazetecilik yapmadığım için şükredesim geliyor ?

Çünkü ilimle, bilimle, insan kıymetiyle ilgilenmeyen siyasiler tarafından yönetildiğimizi düşünüyorum.

Evet, ben korkuyorum. Korkmak ayıp ve günah değildir. Ama artık dayanamıyorum arkadaş ?

Avazım çıktığı kadar bağırasım geliyor :” Yeter artık! Yeter! Karanlıklara sürüklemeyin bizi!”

Ortaçağda yaşadığım hissine kapılmaya başladım artık yaaaa?

Bir olay oluyor, hem de öyle sıradan bir olay değil…

Ankaranın göbeğinde, Ankara’nın yüreğine bomba patlatılıyor ve olaya müdahale etmeye, olayı çözmeye başlamadan önce yayın yasağı konuluyor ve internet yavaşlatılıyor ?

Doğru ve sağlıklı haber alma hakkımıza el koymanıza, yakınlarımıza ve tanıdıklarımıza ulaşıp, yardım etme hakkımızı  elimizden almanıza kim izin veriyor size ya?

Karanlık çukurlarda korkudan sinip, her şeyi kabul etmemizi mi istiyorsunuz?

Bence siz korktuğunuz için, bizden daha çok korktuğunuz için ve bizden korktuğunuz için bu yasakları koyuyorsunuz.

Ama unuttuğunuz bir gerçek var ki, her karanlık yeni bir aydınlığa gebedir ve o aydınlığın gelmesini Allah da ister ve destekler.

Sayın Cumhurbaşkanı’mız, Sayın Başbakan’ımız , ben sizin koyduğunuz bu yasaklardan kendi adıma ve insanlık adına korkuyorum?

Ama korktuğum kadar da o yasaklardan ve karanlıklardan nefret ediyorum ?

Ben, Meliha olarak karanlık  bir Komünist sistemin çarkından( yani Bulgaristan’dan) bedeller ödeyerek, özgürlüğüme kavuşmak ve aydın bir dünyada yaşamak için Anavatan’ıma geldim.

Ama görüyorum ki, siz onlardan daha da kötüsünü yapıyorsunuz ve yapmaya niyetleniyorsunuz.

Ben sizin yaptıklarınıza sessiz kalmak istemiyorum artık ve “Yeter! Yeter artık!” diye barıyorum ve her fırsatta kullandığınız Allah’a sizi şikayet ediyorum.

Evet, ben sizin tarafınızdan hapsedilmekten korkuyorum, ama bunu yapmaya niyetlenirseniz, lütfen yanıma kalem ve defter almama izin verin ?

İçeride ruhuma iyi gelecek öyküler yazabilmek ve hayallerimi yansıtabilecek resimler çözebilmek için onlara ihtiyacım var çünkü…

Onları da vermiyorsanız, beni öldürün gitsin?


Bu Yazıyı Beğendiniz Mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

0 Yorum Mevcut

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

8 − 6 =