web analytics

Kreçetovka istasyonunda bir olay


0

Kendi çapında bir öykü yazarı olarak ben, bu kitabı okurken öykü okumayı ve yazmayı özlediğimi fark ettim 🙂

Epey olmuş okumayalı ve yazmayalı yani 🙁

Aleksandır Soljenitsin’in iki öyküsünden oluşan bu kitabı bana bir de lisedeki Edebiyat hocamı hatırlattı…

”Yazmak istiyorsan, onun gibi bir dil kullanmayı öğren ve yıllarca okunurken, yaşanan ve yaşatılan olaylar ve karakterler yarat” demişti ve böylece Soljenitsin’i de bana sevdirmişti 🙂

Benim zaten Stalin’i korkusuzca eleştiren ve bundan dolayı cezalar çeken ve sürgüne gönderilen yazarlara ayrı bir sempatim vardır 🙂

”Kreçetovka istasyonunda bir olay” öyküsünde, İkinci Dünya Savaşı sırasında, Alman işgali altındaki Rusya’sında, Kızıl Ordu teğmeni Vasya Zotov’un savaşı sorgulayan, eleştiren zorlu hayat mücadelesine tanık oluyoruz. Onunla birlikte açlık,yokluk ve yoksullukla başa çıkmanın yollarını arıyoruz 🙁

Boş zamanlarında ”Kapital”i okuyan bu teğmen saflığı ile yüreğimizi kazanıyor 🙂

”Kapital”i neden 3 kez okuduğuna gelince: Birincide kavramak, ikincisinde incelemek, üçüncüsünde de özetini çıkarıp, zihnine yerleştirmek için…

”Matriyona’nın evi” öyküsü ise bizi 1953 yılına götürüyor ve Visokoye Polye( Yüksek tarla) adındaki bir köyde yaşayan; insanlarla yakınlığını yitirmemiş, insan gibi insan olan yaşlı Matriyon’la tanıştırıyor…

Kocasının bile anlamayıp, terk ettiği, 6 çocuğunu kendi eliyle gömen, başkalarının işlerinde para almadan ”aptalca çalışan”, son gününe kadar mal derdine düşmeyen bu kadının ölümüne üzülmemek imkansız 🙁

Etrafındakiler ancak o öldükten sonra, ”Her köyde onu ayakta tutan bir doğru vardır” atasözündeki doğru insan o olduğunu anlayabiliyorlar.

Evindeki çiçekler bile, ”saksılarında korkuyla büzülüyorlar” onun gidişine ve ölme biçimine 🙁

Okumadıysanız, okuyun derim 🙂


Bu Yazıyı Beğendiniz Mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

0 Yorum Mevcut

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × five =