web analytics

Soruların Gücü – Marılee G.Adams


0
1 share

Bu kitap Einstein’in ”Her şeyi sorgula” cümlesi etrafında dönüyor…

Soru sormak. İlk öğrendiğim ve en sevdiğim şeydir. Bazen sorduğum soruların çokluğu içinde köşeye sıkışıp kalsam da, bazen cevapları bulmakta fazlasıyla zorlansam da, sürekli soru sormaktan alıkoyamıyorum kendimi 🙂

Yazar, ”İyi sonuçlar iyi sorularla başlar” diyor. Yani soruları değiştirmek gerekiyor. Çünkü kendimize sorduğumuz bilinçli, ya da bilinçsiz sorular en kötü düşmanımız ya da en büyük yardımcımız olabilirmiş.

”Zihninden önce bedenin ve ruh halin sana mesajlar gönderiyor. Tek yapman gereken şey beden dilini öğrenmek” 🙂

Yaşamımızın her anında iki yol arasında, Yargılayıcı Yol ve Öğrenici Yol arasında seçim yapmakla karşı karşıya olduğumuzu hepimiz biliyoruz. ”Seçim sizin” diyor yazar…

Öğrenici yolunu seçip, doğru sorularla yola çıkarsanız daha çözüm odaklı olur ve daha düşünceli seçimler yaparak, sorunların çözümlenmesinde yeni yöntemler keşfedip, daha iyi sonuçlar elde edersiniz diye ekliyor.

Ama Yargılayıcı yolu seçerseniz, suçlayacak kişi ararsınız, kendinizde veya başkalarında hata ararken, Yargılayıcı Çukuruna saplanır ve Kazan-Kazan ilişkisi kurmak yerine, Kazan- Kaybet ilişkisi kurmuş olursunuz ve o çukurdan çıkmanız çok zor olur diyor Marılee G. Adams.

İki farklı soru grubunu ise şöyle örnekliyor:

Yargılayıcı sorular

Kimi suçlayabilirim?

Nerede yanlış yapıyorum?

Neden bu kadar başarısızım?

Nasıl olur da kaybederim?

Haklı olduğumu nasıl kanıtlayabilirim?

Kontrolü nasıl elde tutabilirim?

Nasıl bu kadar aptal ve siniz bozucu olabiliyorlar?

Nasıl olur da zarar görürürm?

Neden canımı sıkayım?

Öğrenici sorular

Ne oldu?

Bu konuda ne yararlı olur?

Ne istiyorum?

Ne öğrenebilirim?

Diğer kişi ne düşünüyor, hissediyor, neye ihtiyaç duyuyor ve ne istiyor?

Bu nasıl nasıl bir Kazan- Kazan ilişkisi olabilir?

Ne yapılabilir?

Seçeneklerim neler?

Şimdi yapılacak en iyi şey ne?

Hayat seçimlerden ibaret olduğuna göre, hangi soruları soracağımızı seçme gücüne her zaman sahibiz.

Kitapta en çok sevdiğim cümleyle yazımı noktalamak istiyorum: ”En etkili iletişimin yaklaşık yüzde yirmisi anlatmak, yüzde sekseni ise sormaktır” :):)


Like it? Share with your friends!

0
1 share
Meliha Doğu

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 + seven =