web analytics

Deli aşk- Peride Celal


0

Aşktan ölünmediğini, ama nekadar ve nasıl acı çekilebileceğini çok güzel bir şekilde anlatan bir roman ??

“Herkesin yüreğinde sırlarla yaşadığı bir dünyada”, yalansız dostlukların, hele hele yalansız aşkları bulmanın ve yaşamının ne kadar zor, hatta imkansız olduğunun altının çizildiği bir hikaye ?

Tek derdi sevilmek olan Elif, daha küçük yaşta yalnızlık denizinde boğulmamak için çırpınmaya başlamış…

Annesini çok küçük yaşta kaybetmenin yarattığı boşluğu önce babaannesiyle doldurmaya çalışmış.

Babasına, yüreğinin kapılarını açmamak için sonuna kadar tepinen, büyümeyen ve büyümek istemeyen bir çocuk.

Bu yüzden de kendi kendini mutsuzluğa ve yalnızlığa mahküm ettiğini de farkına varamaz.

Kendini saklayan, sanki bu dünyadan biri değilmiş gibi, her an uçup kaybolacakmış gibi, uzaydan gelmiş gibi davranan, “deli bir yanı vardı bile dedirtecek şekilde davranan bir kadın.

Karşısına çıkan ilk erkeğe, gazeteci Cem Soner’e onu şizofreniye sürükleyen, tutkulu bir aşkla bağlanır ?

Öyle bir aşk ki, ne onunla birlikte olabilen, ne de ondan kaçıp, onsuz nefes alabilen; sürekli gelgitler arasında, “birbirinden uzaklaşıp, yaklaşmalarla” geçen bir evlilik.

“Dünya yalandan başka bir değil” düşüncesine takılıp, kalan ve kocasının yalanlarından Paris’teki küçücük dairesine sığınan bir kadın…

İnsanlarla, kocasıyla konuşmak yerine rüzgara, yağmura ve Paris sokaklarına derdini anlatan; asla göndermeyeceği mektuplar yazdıkça yazan, çaresiz olduğunu düşünen bir kadın…

Kocasının yalanlarından ve aldatmalarından kaçtığını düşünerek kendini kandıran; buna kendisi sebep olduğunu, aslında başkaları değil, kendi kendini aldattığını, kendine yalan söylediğini ve kendini bulmak için hiçbir şey yapmadığını farkında olmak istemeyen bir kadın…

Hastalığını yenmenin, iyileşmenin bir başka erkeğin kollarına sığınmak olduğunu düşünerek, kendine ihanet eden bir kadın ?

Sanki birazcık da bile bile, isteye isteye daha büyük bir felakete doğru koşan bir kadın ?

Güzel bir kitap.

Bugüne kadar okumamış olmam, ne büyük bir kayıp.

Okumadıysanız, mutlaka okuyun derim.

Özetle, ” Bir kadının içsel yolculuğun en karanlık hali” diyebilirim.

Gerçekçi, düşündürücü…

Belki de her kadının kendinden bir şeyler bulabileceği, ruh aynası 

gibi bir kitap ?

Çünkü yazarın da söylediği gibi, “Hiçbirimiz gerçekleri söylemiyoruz. Birbirimizden saklanıyoruz. Hepimiz alacakaranlıkta yaklaşıp, uzaklaşıyoruz birbirimizden. İnsanlar düşman yüzlerinde dost maskelerle acılar içinde tükenip, yok oluyorlar…” ???

 

 

 

 

 

 


Bu Yazıyı Beğendiniz Mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

0 Yorum Mevcut

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 × 5 =