web analytics

Akrep gibisin…


0

”Akrep gibisin…” diye başladı mektubuna kadın.

”Nefes aldırmıyor, canımı acıttıkça acıtıyor, zehrin kalbimi kanattıkça kanatıyor…

Ben ağlarken, bir damlacık sevgi için çaresizce çırpınırken, hatta diz çöküp dilenirken sen sadece seyrediyorsun.

Tepkisiz kalarak, gururundan ödün vermeyerek, inadınla kucaklaşıp, kendi kendini tatmin ediyorsun…

Ama aynalara, özellikle de içindeki aynaya asla bakmıyorsun 🙂

Çünkü gerçeklerle yüzleşmek işine gelmiyor. Çünkü aslında bana değil kendine zarar verdiğini, kendi yüreğine ihanet ettiğini görmek istemiyorsun.

Gerçeklerle yüzleşmektense, yalanlarla yaşamaya devam etmek istiyorsun…

Söylediğin, yaptığın her şey yalan. Bir yalan bulutu içinde nefes alırken, aslında başkasını değil kendine yalan söylediğini fark edemiyorsun 🙁

Sana acıyorum aslında…

Zavallı bir haldesin. İnadın uğruna hayattaki bunca güzel şeyleri kaçırıyorsun.

Bir daha yaşama şansın olmayabileceğini hesaba katmıyorsun…

Sevgi yaşamaktır:)  Hissetmek, hissettirmek; yaşatmak ve yaşamaktır. Deriiin derin nefes alıp, katıla katıla gülmek ve güldürmektir 🙂

Sevgi özgürlüğün ta kendisidir…

Sevdiğini mutluluktan havalara uçurup, yakalayabilmek için peşinden koşmaktır 🙂

Sevgi her fırsatta deliler gibi sevişmektir…

Sevgi oturup beklemek ve seyretmek değildir 🙁

Hele hele sevdiğini aç, susuz bırakmak hiç değildir…

Akrep gibisin sen.

Mutluluğun ve hayatın ana damarlarını kurutup, bununla övünen; duygusuz, taş kalpli bir yaratıksın…

Ama kendi zehrin içinde debelenip, boğulduğunu çok yakında göreceksin. Sana elimi uzatıp, kurtarmam için yalvaracaksın, ama ben orada olmayacağım…

Çünkü bugün seni, seninle, vicdanınla ve zehrinle baş başa bırakıyorum…”

Kadın kalemi kırıp, mektubun üzerine bıraktı.

Dışarı çıktı ve gülümseyerek rüzgarın peşinde koşmaya başladı 🙂 🙂 🙂

 


Bu Yazıyı Beğendiniz Mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

0 Yorum Mevcut

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fifteen − eight =